İzlediğimiz filmleri ya da okuduğumuz romanları, sonunun nasıl biteceğine göre değil, yaşayacağımız yolculuğun bize iyi gelme ihtimalini gözeterek seçeriz. Hatta sonunu bilmek istemeyiz ki keyfi kaçmasın.
Hikâyenin sonu da önemlidir elbette; ama o son, başından beri yaşananlarla anlam kazanır.
Sonunda ne olursa olsun, film ya da roman boyunca olup bitenlere verdiğimiz duygusal ve zihinsel tepkiler ne kadar derin ve çeşitliyse, o hikâyeyi de o kadar etkileyici buluruz.
Peki ya senin hikâyen…?
Şu ana kadar ve şu anda neler yaşadığını fark etmeye; yolun nereye vardığından çok nasıl yürüdüğünü görmeye, hikâyenin devamı için sorumluluk almaya ve bu yolculuğun tadını çıkarmaya var mısın?
