Gidilecek yer yok, yaşanacak şey var…

 

İzlediğimiz filmleri ya da okuduğumuz romanları, sonunun nasıl biteceğine göre değil, yaşayacağımız yolculuğun bize iyi gelme ihtimalini gözeterek seçeriz. Hatta sonunu bilmek istemeyiz ki keyfi kaçmasın.

Hikâyenin sonu da önemlidir elbette; ama o son, başından beri yaşananlarla anlam kazanır.

Sonunda ne olursa olsun, film ya da roman boyunca olup bitenlere verdiğimiz duygusal ve zihinsel tepkiler ne kadar derin ve çeşitliyse, o hikâyeyi de o kadar etkileyici buluruz.

Peki ya senin hikâyen…?

Şu ana kadar ve şu anda neler yaşadığını fark etmeye; yolun nereye vardığından çok nasıl yürüdüğünü görmeye, hikâyenin devamı için sorumluluk almaya ve bu yolculuğun tadını çıkarmaya var mısın?

İletişime geç

 

Merhaba, Ben Özlem Özten

Psikolojiyle, insanın yaşamla ve kendisiyle kurduğu ilişkiyle ve değişimle ilgileniyorum.

Çalışmalarımda Gestalt yaklaşımının temas, farkındalık ve sorumluluk ilkelerini merkeze alıyorum. İnsanın durup düşünebildiği, kendini keşfedebildiği ve çevresiyle daha sağlıklı temas kurabildiği alanların dönüştürücü gücüne inanıyorum.

Bu doğrultuda, bireysel ve grup çalışmalarının yanı sıra kurumlara yönelik programlar da hazırlıyorum. Çalışmalarımı ağırlıklı olarak online ortamda sürdürüyorum.

Devamını oku

Yazılarım

Psikolojiden, hayattan, insandan, ilişkilerden kısa kısa…

Yazmak, kelimelerin gücünü kullanarak kendimizi anlatmaktır. Ancak yazarken sadece kendimizi anlatmayız kendimizi yaratırız da. Duygularımızı, düşüncelerimizi, hayallerimizi, umutlarımızı ve deneyimlerimizi yazarak aktarırken kendimizi farketme şansımız vardır. Bu şansı kulanarak kendini farkeden kişi de kendisi ve ilişkileri için farklı şeyler denemeye adaydır. Farklı şeyler deneyimleyince de kendimizi farklı bir biçimde yaratmış oluruz. Bu nedenle yazılanların  hem yazanı hem de okuyanı geliştirme ve büyütme kapasitesi vardır.

     Yazarak kendimi anlatmayı ilk kez Geştalt Terapi Eğitimini almaya başladığımda deneyimledim.  Zamanla bunun keyifli ve geliştiren yanını daha çok farkettim.  Bu keyfi sizlerle birlikte yaşamak  ve birlikte büyümek ve gelişmek umuduyla da bu blogda yazılarımı paylaşmaya karar verdim. İyi okumalar dileğiyle…

Mutluluk bir sır değildir

Mutluluğa bir sır gibi bakınca, sanki ona ulaşmanın bir yolu var ve bunu bazıları biliyor, bazılarının da öğrenmesi gerekiyor gibi görünüyor. Mutluluğun sırrını arayanlar için alın bir mutsuzluk sebebi daha: “Mutlu olmayı ben bilmiyorum” , “Bu sırrı çözecek kadar …. değilim” düşüncesi. Oysa ki hepimiz mutluluğun ne olduğunu bilerek doğduk. Bizi nelerin mutlu edeceğini de …